Tren gelir öterek
Kömürünü dökerek
Ben anamdan ayrıldım
Gözüm yaşım dökerek
kaan özçoban ekledi
Benzer Maniler
Kekliğimi vurdular
Kanadımı kırdılar
Daha ben ne idim
Anamdan ayırdılar
Meryem
kaleden indim ancak
elinde demir sancak
ne kız oldum ne gelin
ateşe yandım ancak
aysima
Kaya dibi kar imiş
Yağmur yağmış, erimiş
Otuz iki meyvenin
En tatlısı yar imiş
isimsiz
dut yedim duttu beni
dut kuruttu beni
ben gurbete gidince
yarim unuttu beni
özlem
giresunun başında
taşa vururum taşa
bu gaybana sevdalık
bakmıyo yaşa başa
Ayça
Karanfil eker misin?
Bal ile şeker misin?
Dünyada ettiğini,
Ahirette çeker misin?
saniye şık
maniye maraz derler
güzele kiraz derler
kime derdimi açsam
bu dert sana az derler
adımı söylemem
Evleri görünüyor,
Gönüldür veriliyor,
Çekilecek dert değil,
Mevlam sabır veriyor.
Bitlisli
KADERİM BOYLEYİMİŞ
ONU KİMSE BOZAMAZ
AĞAÇLAR KALEM OLSA
DERTLERİMİ YAZAMAZ
Serkan aydın
kum birikmiş derede
Vefasız yar nerede
Geçersin belki dedim
Bekledim pencerede
bollucali
Ayakkabimin üstüne
Bunalik su yürüdü
İki mektup bir fotoğraf
Ceplerimde cürüdü
Yucel
avlu gibi mum yanar
oğlanın burnu kanar
girmiş otuz yaşına
on beşinde kız arar
hakan