Sevgiliye Maniler Sayfası
İnce giyerim ince,
Pembe yakışır gence,
İnsan bir hoş oluyor,
Sevdiğini görünce.
Entarisi al olsun
Solarsa varsın solsun
Ver anne sevdiğime
Ne olursa olsun
Ağaç kurur dalı kalır
Yiğit ölür adı kalır
Bir gün ölüp gidersem
bu sana hatıra kalır
pencereden bak bana
fındık fıstık at bana
fındık fıstık istemem
nişan yüzüğü tak bana
Palıcanı doğradım
toprak tenceresine
gel yarim konuşalım
poyraz penceresine
Ayakkabım çözüldü
bağla sevdiğim bağla
bugün ayrılık günü
ağla sevdiğim ağla.
Kasları ok dedikçe
Kirpik çok dedikce
pek mi gonlu buyudu
sen gibi yok dedikce
Güle can ver
Bülbül güle can ver
Yar senden can isdese
Güle güle can ver
Ağaçlarda üzüm var
yoncasında gözüm var
ben sara mi tanırım
yüzünde gamzesi var
Bugün hava pusarık,
Başta durmuyor sarık,
Eğil bir yar öpeyim,
Belki yolda susarık
Ak taşı kaldır da gel
Yılanı öldür de gel
Madem bende gözün var
Keseyi doldur da gel
Karanfili Budama
Sefa Geldin Odama
Candan Seversen Beni
Görücü Yolla Babama
Basamaktan insene
yüzünü bana dönsene
koynundaki iki meyveyin
birisini bana versene.
Ay doğar sini gibi
Sininin yanı gibi
Oyar beni seviyor
Beden de canı gibi
Mendilim karelidir
Yüreğim Yaralıdır
Gel geç kapım önünden
Koy desinler yâridir
Pencerede tül perde
Perdenin ucu yerde
Elim ayağım titrer
Yâri gördüğüm yerde.
Ak inciydim ezildim
Ak gerdana dizildim
İster al ister alma
Ben alnına yazıldım
Mani maniye geldim
Kaymak yemeğe geldim
Maksadım kaymak değil
Yâri görmeye geldim
Karşıdan gelen atlı
Üstünde kilim katlı
Annem babam sağ olsun
Hepsinden yar tatlı
Tosun aldım kurbana
Yârim etmez kur bana
Dur gireyim gönlüne
Orda tuzak kur bana
Saplanmış kar a kalem
Yazmıyor karakalem
Selvi boylum geliyor
Gözlerde karakalem
Bilmem ki kaç düzine
Oynuyor bak dizine
Ben ölmeye razıyım
Yataydım yâr dizine
Tipiyi kara bağlar
Donmuştur Karabağlar
Gönlüme hüzün çöktü
Yâr ağlar kara bağlar
Boya değil kandıra
Sargı sardım kan dura
O yâr işve naz eder
İster beni kandıra