Antakyanın daşları
Yağlı olur aşları
Şu efendiyi sorarsanız
Yonca gülün yaprağı
Mehmet çakmak ekledi
Benzer Maniler
güneş gider batmaya,
selam söyle Fatmaya,
çoban cahil ne anlar,
karyolada yatmaya
sonsuz
bu akşam ordayım
kapını çalmadayım
aç kapını armiciğim
sade kahve isterim
dürdiş
karanfilim kapkara
selam söyle kankaya
getir bir tane testi
su içim kana kana
ahmet yusuf soylu
gara gara gözlerin
yere deÄŸsin dizlerin
akÅŸam bize gelde
yumruk görsün gözlerin
zeynep
leylek geldi hoÅŸ geldi
benim yarim ırak geldi
teke dağı pek yaman
yarim dağı aştı geldi
zinnüş
çeşmeye koydum testi
bu suları kim kesti
sular kesik deÄŸilmiÅŸ
meÄŸer testi delikmiÅŸ
esma
Akşamlar olmasaydı
Dolmalar dolmasaydı
Beni böyle görünce
gözlerın kör olmasaydı
hanife
el el epenek
elden çıkan kepenek
kepeneğin yarısı
keloğlanın karısı
murat
yalana bak yalana
yılan girmiş ormana
cananı verecekler
patlak gözlü oğlana
tibet özlü
Düzdür ovası tozdur havası
memleket değil baş belası
çobanlık yapar en zengin ağası
neyini anlatayım Akçakent senin
AKSARAYLI
Uzunsun sırık gibi
ekÅŸisin koruk gibi
mahalle mahalle gezersin
yolunuk tavuk gibi
AHMET GÖKOĞLU
ben bir deli asik
elimde catal,kasik
aski yedim bitirdim
kaldi sana bulasik
arÅŸu